22 Kasım 2011 Salı

bu sabah kalbim acıyarak uyandım

birşeyleri önceden hissedebildiğime artık kanaat getirdim. sanki birşeylerin olacağını gerçekten biliyorum. rüyamda onu gördüm. evinde beliriveriyormuşum birden. üstüm başım perişan halde. o dışardan bisikletle geliyor. içeri giriyor. ne işin var burda diyor. varlığımdan rahatsız. gözlüğüm yok, bana acıyıp bi gözlük veriyor. şimdi seni neden sevemediğimi daha iyi anlaıyorum diyor.bir şeyler geveliyorum ben. gitmemi istiyor gibi. sonra uyanıyorum. bisiklet kullanmayı bilmez ki o diyorum uyanınca ilk aklıma gelen bu. bir şeylerin olacağını gerçekten hissediyorum. ilk kim başka birini bulacak olayına gireceğini elbet biliyordum. ve o benden önce davrandı. bloğunda öpüştüğünü yazmış.sakallı birinden bahsetmiş. seviyormu, sevmiyormu bilmiyorum ama hep sevmediklerini daha sonra çok sever. hep olan budur. bi garip oldum ne yalan söyliyeyeim. üzüldüm. ama ağlamak gelmiyor içimden. burukluk sadece. hayat devam ediyor ve yalnızlık gerçekten kötü. ben tam işten çıktığım anda o bunları bloğuna yazıyormuş. geride kalma hissi ne kötü. belki sırf okumam için yazdı. yada rüyamdaki gibi umrunda bile değilim artık. neyse bu da geçer. öpüyorum domine...

 

18 Kasım 2011 Cuma

arebesque

birbirinden farklı olsa da çoğu insanların ilişkilerde verdiği tepkiler ortak. yani hissedilenler falan. üreme dürtüsü herşeyin üstünde sanırım. bütün amaç bu değilmi? bu çok kaba saba olduğundan türün devamı için beyin sevmek diye bir şey geliştirmiş. falan filan..
*dışarı çıkmaya üşendim bugün çok soğuk aqyim dedim. dvd var evde izlerim. sırf çıkmak için çıkmak bi bok değil. yaşadıkların kaliteli bir şeyler olmadıkça yaptığın ettiğin şeyler bi zman sonra angaryadan öteye gitmiyor. yalnız başıma birşeyler içmek soğukda eve gelmek pek iç açıcı gelmedi. belki yarın çıkarım.
***hayat dediğin şey ölene kadar oyalanmaktır.

**orhan baba herşeyi özetlemiş aslında. diyecek pek bir şey yok. ulan arebesk dinliyorum ya way aq :)

16 Kasım 2011 Çarşamba

üzülme...

yalnız sinemaya gelenler gözüme hep pek hüzünlü gözükürdü. onlardan biri oldum şimdi. geçen sinemaya gittim ve benimle gelecek ne bir sevgilim nede arkadaşım vardı. insanın en yalnız hissettiği anlardan biri sanki. çıkışta filmden yada dönen fragmanlar hakkında konuşacak kimseniz olmuyor. çiftlere bakmamaya çalışıyorsunuz. ama onlar size acınası gözlerle bakıyorlar. yada ne garip diye düşünüyorlardır. neyse ne diyebilirimki.. film boktandı. eve dönüş yolu daha bi boktandı. hava soğuktu ve gelip aynı yatağa girilip aynı yastığa mutsuz bir baş koyulması,işte olan buydu. ertesi günde içmeye ve kendime acımayı seçtim. elebette gene bana eşlik edecek kimse yoktu. böyle durumlarda keşke telefonları silmeseydim diyorum. barda tek başıam oturup 5 şişe birayı yuvarladım. özgeye ve özleme saçma sapansarhoş  mesajları attım. atılan mesajlar amaçsız olunca cevaplarda sallamasyon oluyor. hey naber ?'e, iylik senden naberden başka bişe beklemek aptallık olurdu zaten. telefondan dakka başı feysbuk myspace ne varsa girdim. oyalayacak birşeyler. kuzen kargadaymış. üst kata yanlarına çıktım.amcaları olucak yaşta biri, iki kzın arasında naparsa onu yaptım bir tane daha içtim. sevgilileriyle telefonda konuştular. kendimi beyinsiz ve zavallı gibi hissettim. sanki onlar benim ablalarımdı ve ben her daim yanlarında ezik olan küçük kardeşleriydim. herkes evine dağılırken çişimin geldiğini farkettim ve bir tatlıcıya yada herne boksa işmeye gittim. otomatik zannettim kapı meğersem bildiğin kapıymış. mal gibi 5 dakka açılmasını beklersen kızın biri kapıyı açtı. artık ne kadar içtiysem rezil oldum. otobüse binip en arka koltuğa yerleştiğimde salak salak sırıtmaya başladım. sözde iş arkadaşıma aşık olduğumu kendimi inandırdım ve hayaller kurdum. eve gelip birde bloğa clser ı yerleştirip gülen adam işareti yaptım. uykusuz bir gecenin sabahında knedimi bok gibi bir halde işe giderken buldum. herşey ve herkes berabttı. aşık falan değildim. hatta hastaydım ve hala sarhoştum. hiç bir şey olmayacaktı. okadar acınası bir durumdayımki en küçük bir şey için bütün dünyalar birden benim oluyor. biraz ilgi gösteren her kadına aşık olabilirim. çok özlüyorum ama artık bakıcak bir resim bile kalmadı. of allahım napıcam diyip duruyorum. yapıcak hiç ama hiç bir şey yok...

13 Kasım 2011 Pazar

bir şeyler olur,bazen olmaz

uzun zamandan beri ilk defa gerçek bir şeyler yazmak.. konuşacak kimsem olmadığımdan yazıyorum buraya. 3 aydan fazla zaman oldu görüşmiyeli. aslında demem şuki bukadar beni etkilediğini farketmemiştim zamanında,diğerleri gibi diyordum. gelir ve geçer. bu kadar uzun süre aklımı kurcalayacağını düşünmemiştim.belki ayrılmak istediğinde ayrılmaman yüzünden. sonrasında ben tam seviyorum galiba dediğimde ayrılmak istemenden. yada eskisi gibi yeni birileriyle okadar kolay tanışamamdan ötürü. ikinci bir aşk bulmadan sonuncusu unutulamıyor öyle değilmi. denemedim değil başkalarını denedim. ama işin gerçeği genelde reddedildim. ben de pek üstelemedim sonra. özlemle 2 kere çıktık sonra mesajlara telefonlara cevap vermedi. istediği başka bir şey sanırım. bi ara hande diye iğrenç bi kızla sikişme şansım oldu ama olmadı bende vazgeçtim sonra. yani bu durumda en son sezenle sikişmiş durumdayım ve 3 ay olucak sanırım nerdeyse. hani bazen ne kadar ararsan o şey okadar senden kaçarmışya,şimdi yeni birileriyle ne kadar çok tanışmak istesem inadına hiç bir şey olmuyor. porno izleyip oyun oynamakdan başa pek bir şey olmadı şu 3 ay boyunca. arada içmeye, bowlinge gittim ama sonunda dönüp dolaşıp eve geliyorsun. yalnız olmak ve öyle hissetmek kötü bir duygu. bayramın son günü özgeyle buluştum,işyerine gittim. saçlar pembe olmuş. garipti. önceden sevdiğin biri artık bir yabancıymış gibi. 1 saat kadar falan oturduk. hayatında biri var ama sanırım. telefonunu aldım. bi kere mesaj attım. ama sonra bişe yapmak yada aramak içimden gelmedi.belki sonra yaparım,çok içtiğim bir gece misal. ama birşeyler için uğraşmaktan ve çabalamaktan sıkıldım. düzenli olarak girmediğin msn ine bakıyor ve blogdaki yazılarını okuyorum. ben bişeler yazmayı bıraktım orda çünkü daha berbat hissettiriyor. yazdıklarımı okuyacağını bilmek gerçek şeyleri yazdırmıyor bana.sadece artistik patinaj. hava atma. iyiyim sikimde değil gibi gösterme. yada tam tersi kendini acındırma. hiçbiri artık samimi gelmiyor. o yüzden artık oraya yazmam sanırım. beraberken yüzünü hatırlamazdım. ama nezman ki bitti yüzünü şuan gayet iyi hatırlıyorum. resimleri,birbirimize attığımız mailleri sildim elbet. senin durumunda pek iç acıcı değil biliyorum. aradağını sen de bulamadın. ama bir gün bulacağını biliyorum hatta ben bunları yazarken sen bulmuş bile olabilirsin  ve o gün geldiğinde umarım kendimi çok kötü hissetmem. mutlu ol yaa gene de, valla. herkes mutlu olmayı hakeder. 14. üncü sevgilim olarak yerini aldın. bukadar kişi hayatıma girip çıkmış ama gerçekten sevgilimiydik bilmiyorum. belkide sevgili nasıl olur olunur öğrenemedim.genelde bir sevgiliden sonra 3-4 ay boşluk ve sonrasında 1-2 ay sürecek yeni bir ilişki şeklinde ilerliyor olayım. birilerini önceden de dediğim gibi sanki yolunu kaybedip de geliyor,mutlu ediyor sonra bişeler oluyor, ya ben yol olarak kendimi sonlandırıyorum,yada o başka bir yola gidiyor gibi.  dönüp dolaşıp çıkmaz bir sokak gibi. eskilerden, işimden arkadaşlarımdan ailemden herkesden sıkılmış durumdayım. yeni bir şeyler için de bir şey yapmıyorum ama. neyse, 30 yaşıma girmeme tam 9 ay var. yılbaşına umarım yalnız girmem.
dilerim birilerini tekrar sevebilirim ve birileri beni sevebilir. öpüyorum..