23 Ocak 2012 Pazartesi

yanlış ata oynamak

içimde yanlış kişiyi seçtiğime dair bir his var,her zamanki gibi.
beni aslında seven insanı değil de severmiş gibi yapan insanı seçtim. şimdi bırakıp giderse napıcam diye kara kara düşünmeye başladım. aynı hataları yapıp yapıp duruyorum ya. ne kadar zavallı acınası bir haldeyim. bazen keşke ölsem herşey bitse diyorum. işe gitmek yok traş olmak yok düşünmek yok üzülmek yok. sadece boşluk var. hatta o bile yok.
bir kalp kırdığında başkası senin kalbini 10 kat fazla kırıp eline veriyor. bunu kaç defa yaşadım ama halen akıllanmadım. birilerinin umrunda olmak için yırtınmak ne acınası ya.
öf allahım napıcam sen bana bi yol göster. nasıl davranmalıyım.hiçolmamış gibimi davranmalıyım. yoksa iyice kaptırmalımıyım? içimden nasıl söküp atmalıyım..
siktir olup gitsem kaybolsam aqyim ya..

22 Aralık 2011 Perşembe

fuck

lisedeyken vapurla okula gidip geldiğim zamanları hatırlıyorum. herkesden kaçardım. ucube olduğumun bilincindeydim. hiç bir yere ait değildim ve hiçkimseyle de olamıyacaktım. onca sene boyunca, hayatımdan kimler geçti yada ben geçtiğini sandım.şimdi ne olucak hakkaten ya. yani bundan sonra? merak ediyorum, gerçekten. böyle birilerine karşı bişe hissetmek, öpüşmek falan nasıl, nasıl bi duyguydu.sahici olanından bahsediyorum ama. kalbinin çarptığı mutlu hissettiğin o pembe bulutumsu şeyden bahsediyorum.gözü açık öpüşmekten yada  ruhsuz sikişlerden değil. sırf birşeyler olsun diye insanlara yalan söyleyip o kadar çok rol yaptım ki artık gerçek duygularım var mı onu bile bilmiyorum. kimse beni istemiyor. ben de kimseyi gerçekten istediğimi söyliyemem. neyse siktir olup gidip yatayım...

20 Aralık 2011 Salı

öeh amına koyayım

ne salakmışım. ne salağım. ne salak olacağım. alayının amına koyayım ya. uğraşmanın da amına koyayım çabalamanın da .sıçtığımın bir sıçmık olduğunu kabul edersen hayat daha bir yaşanılır olur.
ona buna yavşaklık etmenin anlamı ne?
bundan sonra sikime kadar yolunuz var..

18 Aralık 2011 Pazar

ben aslında neyim?

2 kişi varmış gibi içimde. bir görünmek istediğim ben. bir de asıl gerçek olan ben. şimdi yarın nasıl geçicek diyorum,garip olucakmı acaba? iş arkadaşımla bu samimiyetim nelere mal olucak. nasıl davranmalıyım. yada o nasıl davranacak.hiçbirşey olmamış gibimi. yoksa artık o samimiyetten uzaktamı. belki hiç konuşmayız artık. sinemadan sonra eve gidebilirdik, bişeyler yapalım diyen oydu. içmeye gitmeyi isteyende o. elini tuttuğumda çekmeyende. alkol yüzündenmi. oda benim kadar çaresiz ve yalnızmı? offf. sema neden aradı peki beni ogün? kadıköyde olsam onla bir şansım olabilirmiydi. yada sırf sevgilisinden ayrıldığı ve arayacak hiç kimsesi olmadığından mı beni aramıştı. insanlara bu kadar yalan söylemeyi nasıl beceriyorum ya? sonra yaptığımdan ve kendimden utanıyorum,iğreniyorum. lisedeki varlığını bile hatırlamadığım kızı feysden ekleyip ben seni hep sevdim diye mesaj atmak da neyin nesi?  en iyi arkadaşına da aynı şekilde mesaj attığımı ve telefonunu alıp buluştuğumu öğrenirse ne yapar? bence herkes yalanların farkında. sadece görmek istediklerini görüyor. herkes sıkılıyor ve saçma sapan şeylerle uğraşıyor. aslında ne istediğimin şuan farkında değilim pek. yalnız kalmak istemiyorum sanırım. ama çabalarım hep sonuçsuz kalıyor gibi. aynı gün 3 ayrı kızla konuşurken ertesi gün hiç birinden haber alamıyorum. bu aptalca bekleyiş beni eritiyor. keşke olmak istediğim kişi olabilseydim. keşke hiç bir şey umrumda olmasa ve sırf öylesine yaşasaydım. yalanlarım,komplekslerim ve zavallığım olmadan. kendimi kabullenmiş,herşeyi olduğu gibi kabullenmiş.arzum ve isteklerim olmadan,sadece verilenle, huzur içinde... *bu özgenin seçimi benim değil :P

14 Aralık 2011 Çarşamba

vazgeçebilmek

*sırtımda 4 aydır taşıdığım hayaletleri attım dün. aslında attım denemez bir köşeye bıraktım sadece.hala dönüp arada bakıyorum ordamı diye ve aynen bıraktığım yerde duruyor. insan severken birini aslında kendini seviyor sanırım. kendini sevilmeye değerli gördüğü için bir başkası seviyor diye düşünüyor. pilli bebek gibi ben ben diye dolaşan insanlardan oldum olası nefret ettim. ama sanırım şuan olduğum şey o.
geceleri uyuyamıyorum. sabahları uyanamıyorum. gözüm ağrıyor. kör olacağım diye bir saplantı yaptım. en ufak şey beni birden delicesine sevinçlendirken 1 dakka sonra hiç bir şey beni mutlu edemez gibi geliyor. aklıma geldikçe daha çok ağırlık kaldırıyorum. kollarım ağrıyana bütün kaslarım oksijensiz kalıp yanana kadar dambılı kaldırıp indiriyorum. 3 gündür mastürbasyon yapmadım ve bu benim için büyük başarı. herşey nerde başlamıştı ve nasıl bu hale geldi.arada aklıma bölük pörçük anılar geliyor.kötü olduğu kadar güzel anlarda var hayatta.  bundan sonra hep böylemi devam edicek diye soruyorum bsonra. bu kadar tek düze mi yaşadım hep. 29 yılımı böylemi geçirdim. işe gidip eve mi gelicem bundan sonra ki hayatımda. bekliyecekmiyim birşeyler olmasını. hayat gerçekten bu kadar sıkıcı mı? ölmek istediğimden bile emin değilim...
**msnden blogdan herşeyden sildim dün. aslında çok önce yapmak istiyorum ama gururum buna engel oluyordu. sonra dedimki ne farkeder. hakkaten konuşmayacaksam anlamı ne. araması hoşuma gitti evet ve herseferinde acaba diye sormadım değil. ama olmaz çünkü istediği ve benim istediğim bu değil..
en son yattığım kadının sezen olmasını istemediğimden 1 hafta önce bir eskorta gittim.petek. neredeyse annem yaşımda sarışın bir kadın. kızı varmış. öğretmenmiş. o yaşa rağmen vücudu fena değildi.sarı saçlı renkli gözlü.selülitsiz şekilli poposunu öperken kızı aradı. çok para harcama dedi. kızı buger king e gidiyorum anne dedi. telefonda kızının sesini duymak enteresandı.telefonu elime alıp anneni siktim birazdan gene sikicem demek istedim. zar zor ereksiyon oldum. 2. sefer biraz bişeye benzedi. hoşlanmadığın birini öpmek sikmek anlamsız geliyor,eti sikmek gibi. yada aldığım ilaçlardan dolayı artık hiç bir şey hissedemez oldum. birileriyle tanışmak fena olmazdı. ama denemek bile yoruyor gibi. otobüsdeki hergün beraber gidip beraber geldiğim kızla konuşcam dedim kendi kendime. o bakıyor ben bakıyorum. ama hiç bi sonuç yok. bugün artık sıkıldığından olsa gerek götünü dönüp gitti. bende başımı cama yaslayıp uyuma taklidi yapmaya devam ettim. içip içip özleme attığım naber mesajlarının hiç birine cevap gelmedi. çokda sikimdeydi dedim. başka birilerine daha salça oldum sanırım ama hiç bir şey olmadı. liseden hiç tanımadığım halde feysden eklediğim bir kıza bile naber dedim.iyilik senden demiş. tiyatroya davet gibi bişe ettim. bir erkeğin en zavallı olduğu an bir kadının sıcaklığını beklediği anlardır. öf neyse ne koyim götüne ya.
öperim...

22 Kasım 2011 Salı

bu sabah kalbim acıyarak uyandım

birşeyleri önceden hissedebildiğime artık kanaat getirdim. sanki birşeylerin olacağını gerçekten biliyorum. rüyamda onu gördüm. evinde beliriveriyormuşum birden. üstüm başım perişan halde. o dışardan bisikletle geliyor. içeri giriyor. ne işin var burda diyor. varlığımdan rahatsız. gözlüğüm yok, bana acıyıp bi gözlük veriyor. şimdi seni neden sevemediğimi daha iyi anlaıyorum diyor.bir şeyler geveliyorum ben. gitmemi istiyor gibi. sonra uyanıyorum. bisiklet kullanmayı bilmez ki o diyorum uyanınca ilk aklıma gelen bu. bir şeylerin olacağını gerçekten hissediyorum. ilk kim başka birini bulacak olayına gireceğini elbet biliyordum. ve o benden önce davrandı. bloğunda öpüştüğünü yazmış.sakallı birinden bahsetmiş. seviyormu, sevmiyormu bilmiyorum ama hep sevmediklerini daha sonra çok sever. hep olan budur. bi garip oldum ne yalan söyliyeyeim. üzüldüm. ama ağlamak gelmiyor içimden. burukluk sadece. hayat devam ediyor ve yalnızlık gerçekten kötü. ben tam işten çıktığım anda o bunları bloğuna yazıyormuş. geride kalma hissi ne kötü. belki sırf okumam için yazdı. yada rüyamdaki gibi umrunda bile değilim artık. neyse bu da geçer. öpüyorum domine...