18 Aralık 2011 Pazar
ben aslında neyim?
2 kişi varmış gibi içimde. bir görünmek istediğim ben. bir de asıl gerçek olan ben. şimdi yarın nasıl geçicek diyorum,garip olucakmı acaba? iş arkadaşımla bu samimiyetim nelere mal olucak. nasıl davranmalıyım. yada o nasıl davranacak.hiçbirşey olmamış gibimi. yoksa artık o samimiyetten uzaktamı. belki hiç konuşmayız artık. sinemadan sonra eve gidebilirdik, bişeyler yapalım diyen oydu. içmeye gitmeyi isteyende o. elini tuttuğumda çekmeyende. alkol yüzündenmi. oda benim kadar çaresiz ve yalnızmı? offf. sema neden aradı peki beni ogün? kadıköyde olsam onla bir şansım olabilirmiydi. yada sırf sevgilisinden ayrıldığı ve arayacak hiç kimsesi olmadığından mı beni aramıştı. insanlara bu kadar yalan söylemeyi nasıl beceriyorum ya? sonra yaptığımdan ve kendimden utanıyorum,iğreniyorum. lisedeki varlığını bile hatırlamadığım kızı feysden ekleyip ben seni hep sevdim diye mesaj atmak da neyin nesi? en iyi arkadaşına da aynı şekilde mesaj attığımı ve telefonunu alıp buluştuğumu öğrenirse ne yapar? bence herkes yalanların farkında. sadece görmek istediklerini görüyor. herkes sıkılıyor ve saçma sapan şeylerle uğraşıyor. aslında ne istediğimin şuan farkında değilim pek. yalnız kalmak istemiyorum sanırım. ama çabalarım hep sonuçsuz kalıyor gibi. aynı gün 3 ayrı kızla konuşurken ertesi gün hiç birinden haber alamıyorum. bu aptalca bekleyiş beni eritiyor. keşke olmak istediğim kişi olabilseydim. keşke hiç bir şey umrumda olmasa ve sırf öylesine yaşasaydım. yalanlarım,komplekslerim ve zavallığım olmadan. kendimi kabullenmiş,herşeyi olduğu gibi kabullenmiş.arzum ve isteklerim olmadan,sadece verilenle, huzur içinde...
*bu özgenin seçimi benim değil :P
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder