ne salakmışım. ne salağım. ne salak olacağım. alayının amına koyayım ya. uğraşmanın da amına koyayım çabalamanın da .sıçtığımın bir sıçmık olduğunu kabul edersen hayat daha bir yaşanılır olur.
ona buna yavşaklık etmenin anlamı ne?
bundan sonra sikime kadar yolunuz var..
20 Aralık 2011 Salı
18 Aralık 2011 Pazar
ben aslında neyim?
2 kişi varmış gibi içimde. bir görünmek istediğim ben. bir de asıl gerçek olan ben. şimdi yarın nasıl geçicek diyorum,garip olucakmı acaba? iş arkadaşımla bu samimiyetim nelere mal olucak. nasıl davranmalıyım. yada o nasıl davranacak.hiçbirşey olmamış gibimi. yoksa artık o samimiyetten uzaktamı. belki hiç konuşmayız artık. sinemadan sonra eve gidebilirdik, bişeyler yapalım diyen oydu. içmeye gitmeyi isteyende o. elini tuttuğumda çekmeyende. alkol yüzündenmi. oda benim kadar çaresiz ve yalnızmı? offf. sema neden aradı peki beni ogün? kadıköyde olsam onla bir şansım olabilirmiydi. yada sırf sevgilisinden ayrıldığı ve arayacak hiç kimsesi olmadığından mı beni aramıştı. insanlara bu kadar yalan söylemeyi nasıl beceriyorum ya? sonra yaptığımdan ve kendimden utanıyorum,iğreniyorum. lisedeki varlığını bile hatırlamadığım kızı feysden ekleyip ben seni hep sevdim diye mesaj atmak da neyin nesi? en iyi arkadaşına da aynı şekilde mesaj attığımı ve telefonunu alıp buluştuğumu öğrenirse ne yapar? bence herkes yalanların farkında. sadece görmek istediklerini görüyor. herkes sıkılıyor ve saçma sapan şeylerle uğraşıyor. aslında ne istediğimin şuan farkında değilim pek. yalnız kalmak istemiyorum sanırım. ama çabalarım hep sonuçsuz kalıyor gibi. aynı gün 3 ayrı kızla konuşurken ertesi gün hiç birinden haber alamıyorum. bu aptalca bekleyiş beni eritiyor. keşke olmak istediğim kişi olabilseydim. keşke hiç bir şey umrumda olmasa ve sırf öylesine yaşasaydım. yalanlarım,komplekslerim ve zavallığım olmadan. kendimi kabullenmiş,herşeyi olduğu gibi kabullenmiş.arzum ve isteklerim olmadan,sadece verilenle, huzur içinde...
*bu özgenin seçimi benim değil :P
14 Aralık 2011 Çarşamba
vazgeçebilmek
*sırtımda 4 aydır taşıdığım hayaletleri attım dün. aslında attım denemez bir köşeye bıraktım sadece.hala dönüp arada bakıyorum ordamı diye ve aynen bıraktığım yerde duruyor. insan severken birini aslında kendini seviyor sanırım. kendini sevilmeye değerli gördüğü için bir başkası seviyor diye düşünüyor. pilli bebek gibi ben ben diye dolaşan insanlardan oldum olası nefret ettim. ama sanırım şuan olduğum şey o.
geceleri uyuyamıyorum. sabahları uyanamıyorum. gözüm ağrıyor. kör olacağım diye bir saplantı yaptım. en ufak şey beni birden delicesine sevinçlendirken 1 dakka sonra hiç bir şey beni mutlu edemez gibi geliyor. aklıma geldikçe daha çok ağırlık kaldırıyorum. kollarım ağrıyana bütün kaslarım oksijensiz kalıp yanana kadar dambılı kaldırıp indiriyorum. 3 gündür mastürbasyon yapmadım ve bu benim için büyük başarı. herşey nerde başlamıştı ve nasıl bu hale geldi.arada aklıma bölük pörçük anılar geliyor.kötü olduğu kadar güzel anlarda var hayatta. bundan sonra hep böylemi devam edicek diye soruyorum bsonra. bu kadar tek düze mi yaşadım hep. 29 yılımı böylemi geçirdim. işe gidip eve mi gelicem bundan sonra ki hayatımda. bekliyecekmiyim birşeyler olmasını. hayat gerçekten bu kadar sıkıcı mı? ölmek istediğimden bile emin değilim...
**msnden blogdan herşeyden sildim dün. aslında çok önce yapmak istiyorum ama gururum buna engel oluyordu. sonra dedimki ne farkeder. hakkaten konuşmayacaksam anlamı ne. araması hoşuma gitti evet ve herseferinde acaba diye sormadım değil. ama olmaz çünkü istediği ve benim istediğim bu değil..
en son yattığım kadının sezen olmasını istemediğimden 1 hafta önce bir eskorta gittim.petek. neredeyse annem yaşımda sarışın bir kadın. kızı varmış. öğretmenmiş. o yaşa rağmen vücudu fena değildi.sarı saçlı renkli gözlü.selülitsiz şekilli poposunu öperken kızı aradı. çok para harcama dedi. kızı buger king e gidiyorum anne dedi. telefonda kızının sesini duymak enteresandı.telefonu elime alıp anneni siktim birazdan gene sikicem demek istedim. zar zor ereksiyon oldum. 2. sefer biraz bişeye benzedi. hoşlanmadığın birini öpmek sikmek anlamsız geliyor,eti sikmek gibi. yada aldığım ilaçlardan dolayı artık hiç bir şey hissedemez oldum. birileriyle tanışmak fena olmazdı. ama denemek bile yoruyor gibi. otobüsdeki hergün beraber gidip beraber geldiğim kızla konuşcam dedim kendi kendime. o bakıyor ben bakıyorum. ama hiç bi sonuç yok. bugün artık sıkıldığından olsa gerek götünü dönüp gitti. bende başımı cama yaslayıp uyuma taklidi yapmaya devam ettim. içip içip özleme attığım naber mesajlarının hiç birine cevap gelmedi. çokda sikimdeydi dedim. başka birilerine daha salça oldum sanırım ama hiç bir şey olmadı. liseden hiç tanımadığım halde feysden eklediğim bir kıza bile naber dedim.iyilik senden demiş. tiyatroya davet gibi bişe ettim. bir erkeğin en zavallı olduğu an bir kadının sıcaklığını beklediği anlardır. öf neyse ne koyim götüne ya.
öperim...
geceleri uyuyamıyorum. sabahları uyanamıyorum. gözüm ağrıyor. kör olacağım diye bir saplantı yaptım. en ufak şey beni birden delicesine sevinçlendirken 1 dakka sonra hiç bir şey beni mutlu edemez gibi geliyor. aklıma geldikçe daha çok ağırlık kaldırıyorum. kollarım ağrıyana bütün kaslarım oksijensiz kalıp yanana kadar dambılı kaldırıp indiriyorum. 3 gündür mastürbasyon yapmadım ve bu benim için büyük başarı. herşey nerde başlamıştı ve nasıl bu hale geldi.arada aklıma bölük pörçük anılar geliyor.kötü olduğu kadar güzel anlarda var hayatta. bundan sonra hep böylemi devam edicek diye soruyorum bsonra. bu kadar tek düze mi yaşadım hep. 29 yılımı böylemi geçirdim. işe gidip eve mi gelicem bundan sonra ki hayatımda. bekliyecekmiyim birşeyler olmasını. hayat gerçekten bu kadar sıkıcı mı? ölmek istediğimden bile emin değilim...
**msnden blogdan herşeyden sildim dün. aslında çok önce yapmak istiyorum ama gururum buna engel oluyordu. sonra dedimki ne farkeder. hakkaten konuşmayacaksam anlamı ne. araması hoşuma gitti evet ve herseferinde acaba diye sormadım değil. ama olmaz çünkü istediği ve benim istediğim bu değil..
en son yattığım kadının sezen olmasını istemediğimden 1 hafta önce bir eskorta gittim.petek. neredeyse annem yaşımda sarışın bir kadın. kızı varmış. öğretmenmiş. o yaşa rağmen vücudu fena değildi.sarı saçlı renkli gözlü.selülitsiz şekilli poposunu öperken kızı aradı. çok para harcama dedi. kızı buger king e gidiyorum anne dedi. telefonda kızının sesini duymak enteresandı.telefonu elime alıp anneni siktim birazdan gene sikicem demek istedim. zar zor ereksiyon oldum. 2. sefer biraz bişeye benzedi. hoşlanmadığın birini öpmek sikmek anlamsız geliyor,eti sikmek gibi. yada aldığım ilaçlardan dolayı artık hiç bir şey hissedemez oldum. birileriyle tanışmak fena olmazdı. ama denemek bile yoruyor gibi. otobüsdeki hergün beraber gidip beraber geldiğim kızla konuşcam dedim kendi kendime. o bakıyor ben bakıyorum. ama hiç bi sonuç yok. bugün artık sıkıldığından olsa gerek götünü dönüp gitti. bende başımı cama yaslayıp uyuma taklidi yapmaya devam ettim. içip içip özleme attığım naber mesajlarının hiç birine cevap gelmedi. çokda sikimdeydi dedim. başka birilerine daha salça oldum sanırım ama hiç bir şey olmadı. liseden hiç tanımadığım halde feysden eklediğim bir kıza bile naber dedim.iyilik senden demiş. tiyatroya davet gibi bişe ettim. bir erkeğin en zavallı olduğu an bir kadının sıcaklığını beklediği anlardır. öf neyse ne koyim götüne ya.
öperim...
22 Kasım 2011 Salı
bu sabah kalbim acıyarak uyandım
birşeyleri önceden hissedebildiğime artık kanaat getirdim. sanki birşeylerin olacağını gerçekten biliyorum. rüyamda onu gördüm. evinde beliriveriyormuşum birden. üstüm başım perişan halde. o dışardan bisikletle geliyor. içeri giriyor. ne işin var burda diyor. varlığımdan rahatsız. gözlüğüm yok, bana acıyıp bi gözlük veriyor. şimdi seni neden sevemediğimi daha iyi anlaıyorum diyor.bir şeyler geveliyorum ben. gitmemi istiyor gibi. sonra uyanıyorum. bisiklet kullanmayı bilmez ki o diyorum uyanınca ilk aklıma gelen bu. bir şeylerin olacağını gerçekten hissediyorum. ilk kim başka birini bulacak olayına gireceğini elbet biliyordum. ve o benden önce davrandı. bloğunda öpüştüğünü yazmış.sakallı birinden bahsetmiş. seviyormu, sevmiyormu bilmiyorum ama hep sevmediklerini daha sonra çok sever. hep olan budur. bi garip oldum ne yalan söyliyeyeim. üzüldüm. ama ağlamak gelmiyor içimden. burukluk sadece. hayat devam ediyor ve yalnızlık gerçekten kötü. ben tam işten çıktığım anda o bunları bloğuna yazıyormuş. geride kalma hissi ne kötü. belki sırf okumam için yazdı. yada rüyamdaki gibi umrunda bile değilim artık. neyse bu da geçer. öpüyorum domine...
18 Kasım 2011 Cuma
arebesque
birbirinden farklı olsa da çoğu insanların ilişkilerde verdiği tepkiler ortak. yani hissedilenler falan. üreme dürtüsü herşeyin üstünde sanırım. bütün amaç bu değilmi? bu çok kaba saba olduğundan türün devamı için beyin sevmek diye bir şey geliştirmiş. falan filan..
*dışarı çıkmaya üşendim bugün çok soğuk aqyim dedim. dvd var evde izlerim. sırf çıkmak için çıkmak bi bok değil. yaşadıkların kaliteli bir şeyler olmadıkça yaptığın ettiğin şeyler bi zman sonra angaryadan öteye gitmiyor. yalnız başıma birşeyler içmek soğukda eve gelmek pek iç açıcı gelmedi. belki yarın çıkarım.
***hayat dediğin şey ölene kadar oyalanmaktır.
**orhan baba herşeyi özetlemiş aslında. diyecek pek bir şey yok. ulan arebesk dinliyorum ya way aq :)
*dışarı çıkmaya üşendim bugün çok soğuk aqyim dedim. dvd var evde izlerim. sırf çıkmak için çıkmak bi bok değil. yaşadıkların kaliteli bir şeyler olmadıkça yaptığın ettiğin şeyler bi zman sonra angaryadan öteye gitmiyor. yalnız başıma birşeyler içmek soğukda eve gelmek pek iç açıcı gelmedi. belki yarın çıkarım.
***hayat dediğin şey ölene kadar oyalanmaktır.
**orhan baba herşeyi özetlemiş aslında. diyecek pek bir şey yok. ulan arebesk dinliyorum ya way aq :)
16 Kasım 2011 Çarşamba
üzülme...
yalnız sinemaya gelenler gözüme hep pek hüzünlü gözükürdü. onlardan biri oldum şimdi. geçen sinemaya gittim ve benimle gelecek ne bir sevgilim nede arkadaşım vardı. insanın en yalnız hissettiği anlardan biri sanki. çıkışta filmden yada dönen fragmanlar hakkında konuşacak kimseniz olmuyor. çiftlere bakmamaya çalışıyorsunuz. ama onlar size acınası gözlerle bakıyorlar. yada ne garip diye düşünüyorlardır. neyse ne diyebilirimki.. film boktandı. eve dönüş yolu daha bi boktandı. hava soğuktu ve gelip aynı yatağa girilip aynı yastığa mutsuz bir baş koyulması,işte olan buydu. ertesi günde içmeye ve kendime acımayı seçtim. elebette gene bana eşlik edecek kimse yoktu. böyle durumlarda keşke telefonları silmeseydim diyorum. barda tek başıam oturup 5 şişe birayı yuvarladım. özgeye ve özleme saçma sapansarhoş mesajları attım. atılan mesajlar amaçsız olunca cevaplarda sallamasyon oluyor. hey naber ?'e, iylik senden naberden başka bişe beklemek aptallık olurdu zaten. telefondan dakka başı feysbuk myspace ne varsa girdim. oyalayacak birşeyler. kuzen kargadaymış. üst kata yanlarına çıktım.amcaları olucak yaşta biri, iki kzın arasında naparsa onu yaptım bir tane daha içtim. sevgilileriyle telefonda konuştular. kendimi beyinsiz ve zavallı gibi hissettim. sanki onlar benim ablalarımdı ve ben her daim yanlarında ezik olan küçük kardeşleriydim. herkes evine dağılırken çişimin geldiğini farkettim ve bir tatlıcıya yada herne boksa işmeye gittim. otomatik zannettim kapı meğersem bildiğin kapıymış. mal gibi 5 dakka açılmasını beklersen kızın biri kapıyı açtı. artık ne kadar içtiysem rezil oldum. otobüse binip en arka koltuğa yerleştiğimde salak salak sırıtmaya başladım. sözde iş arkadaşıma aşık olduğumu kendimi inandırdım ve hayaller kurdum. eve gelip birde bloğa clser ı yerleştirip gülen adam işareti yaptım. uykusuz bir gecenin sabahında knedimi bok gibi bir halde işe giderken buldum. herşey ve herkes berabttı. aşık falan değildim. hatta hastaydım ve hala sarhoştum. hiç bir şey olmayacaktı. okadar acınası bir durumdayımki en küçük bir şey için bütün dünyalar birden benim oluyor. biraz ilgi gösteren her kadına aşık olabilirim. çok özlüyorum ama artık bakıcak bir resim bile kalmadı. of allahım napıcam diyip duruyorum. yapıcak hiç ama hiç bir şey yok...
13 Kasım 2011 Pazar
bir şeyler olur,bazen olmaz
uzun zamandan beri ilk defa gerçek bir şeyler yazmak.. konuşacak kimsem olmadığımdan yazıyorum buraya. 3 aydan fazla zaman oldu görüşmiyeli. aslında demem şuki bukadar beni etkilediğini farketmemiştim zamanında,diğerleri gibi diyordum. gelir ve geçer. bu kadar uzun süre aklımı kurcalayacağını düşünmemiştim.belki ayrılmak istediğinde ayrılmaman yüzünden. sonrasında ben tam seviyorum galiba dediğimde ayrılmak istemenden. yada eskisi gibi yeni birileriyle okadar kolay tanışamamdan ötürü. ikinci bir aşk bulmadan sonuncusu unutulamıyor öyle değilmi. denemedim değil başkalarını denedim. ama işin gerçeği genelde reddedildim. ben de pek üstelemedim sonra. özlemle 2 kere çıktık sonra mesajlara telefonlara cevap vermedi. istediği başka bir şey sanırım. bi ara hande diye iğrenç bi kızla sikişme şansım oldu ama olmadı bende vazgeçtim sonra. yani bu durumda en son sezenle sikişmiş durumdayım ve 3 ay olucak sanırım nerdeyse. hani bazen ne kadar ararsan o şey okadar senden kaçarmışya,şimdi yeni birileriyle ne kadar çok tanışmak istesem inadına hiç bir şey olmuyor. porno izleyip oyun oynamakdan başa pek bir şey olmadı şu 3 ay boyunca. arada içmeye, bowlinge gittim ama sonunda dönüp dolaşıp eve geliyorsun. yalnız olmak ve öyle hissetmek kötü bir duygu. bayramın son günü özgeyle buluştum,işyerine gittim. saçlar pembe olmuş. garipti. önceden sevdiğin biri artık bir yabancıymış gibi. 1 saat kadar falan oturduk. hayatında biri var ama sanırım. telefonunu aldım. bi kere mesaj attım. ama sonra bişe yapmak yada aramak içimden gelmedi.belki sonra yaparım,çok içtiğim bir gece misal. ama birşeyler için uğraşmaktan ve çabalamaktan sıkıldım. düzenli olarak girmediğin msn ine bakıyor ve blogdaki yazılarını okuyorum. ben bişeler yazmayı bıraktım orda çünkü daha berbat hissettiriyor. yazdıklarımı okuyacağını bilmek gerçek şeyleri yazdırmıyor bana.sadece artistik patinaj. hava atma. iyiyim sikimde değil gibi gösterme. yada tam tersi kendini acındırma. hiçbiri artık samimi gelmiyor. o yüzden artık oraya yazmam sanırım. beraberken yüzünü hatırlamazdım. ama nezman ki bitti yüzünü şuan gayet iyi hatırlıyorum. resimleri,birbirimize attığımız mailleri sildim elbet. senin durumunda pek iç acıcı değil biliyorum. aradağını sen de bulamadın. ama bir gün bulacağını biliyorum hatta ben bunları yazarken sen bulmuş bile olabilirsin ve o gün geldiğinde umarım kendimi çok kötü hissetmem. mutlu ol yaa gene de, valla. herkes mutlu olmayı hakeder. 14. üncü sevgilim olarak yerini aldın. bukadar kişi hayatıma girip çıkmış ama gerçekten sevgilimiydik bilmiyorum. belkide sevgili nasıl olur olunur öğrenemedim.genelde bir sevgiliden sonra 3-4 ay boşluk ve sonrasında 1-2 ay sürecek yeni bir ilişki şeklinde ilerliyor olayım. birilerini önceden de dediğim gibi sanki yolunu kaybedip de geliyor,mutlu ediyor sonra bişeler oluyor, ya ben yol olarak kendimi sonlandırıyorum,yada o başka bir yola gidiyor gibi. dönüp dolaşıp çıkmaz bir sokak gibi. eskilerden, işimden arkadaşlarımdan ailemden herkesden sıkılmış durumdayım. yeni bir şeyler için de bir şey yapmıyorum ama. neyse, 30 yaşıma girmeme tam 9 ay var. yılbaşına umarım yalnız girmem.
dilerim birilerini tekrar sevebilirim ve birileri beni sevebilir. öpüyorum..
dilerim birilerini tekrar sevebilirim ve birileri beni sevebilir. öpüyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

